Kitap

Uykusuzluk Kitabı, Stephen King ve Yaşlılık Üzerine

Uykusuzluk Kitabı, korku ve gerilim alanında kendini ispatlayan Stephen King tarafından yazılan oldukça ilginç bir kitaptır.

Korku ve gerilim unsurlarını hemen her kitabında hissettiğimiz King, yazmış olduğu eserlerde kullanmış olduğu küçük detaylarla milyonlarca kişinin beğenisini toplamış, ilerlemiş yaşına rağmen yazmayı bırakmamış, çağımızın en önemli yazarlarından birisidir.

Ancak Uykusuzluk   kitabında bu durumdan biraz sıyrılmış gibi görünen King, yazmış olduğu bu eserde farklı bir yol izlemiş gibi görünmektedir. Öncelikle kitabın içerisinde yer alan hikâye, hayatın olağan akışında, milyonlarca insanın başına gelebilecek türden olaylar zincirini içermektedir. Bir kayıpla başlayan kitap, bir karakterin bu kaybın ardından içine düştüğü psikolojik durumları ele alır.

Başkarakter eşini kaybeder. Eşinin kaybını yaşayan bu yaşlı adam, koca dünya içerisinde bir başına kalır. Daha sonra uyuyamamaya, yaşadığı problemlerden dolayı çözümler aramaya başlar. Uykusuzluk nedir? Sorusunun cevabını arayan Ralph bir tür uykusuzluk deneyimi yaşamaya başlar. Nedenlerini araştırır ancak bir türlü bu soruna bir çözüm bulamaz. Bir süre sonra değişik deneyimler yaşamaya ve sıradan hayatında ciddi değişimler yaşamaya başlar.

Karakter odaklı ilerleyen hikâye, değişimin nedeni olarak oldukça basit bir yöntem seçse de, işlenen olayların anlatım şekli, Suç ve Ceza, daha doğrusu Rus Edebiyatını aratmayacak şekildeydi. Kitabın içerisinde yer alan hikâyenin uzun bir bölümü, Ralph karakterinin, içine düşmüş olduğu buhranın derin analizi ile geçmektedir.

Tarzının oldukça dışına çıkan King, farklı alanlarda da ürünler verebileceğini ve usta bir yazar olduğunu kanıtlamaktadır. Oldukça hacimli bir kitapta bu durumu gerçekleştirmesi, yer yer olaylardan kopmanızı sağlasa da, farklı bir kitap olduğunu hissettirdiği için, okuyucularına farklı deneyimler yaşatmaktadır.

Bu farklı kitabı okumanızı ve farklı açılardan bakmayı, gerilim ve heyecan verici sayfaların içerisinde kaybolmanızı ve bir şeyler kazanmanızı en içten şekilde temenni etmekteyiz. En kısa zamanda alınıp okunmalı ve üzerine düşünülmeli diye düşünmekteyiz.

Uykusuzluk ve Yaşlılık İç İçe

Kim olduğunu hatırlamadığımız bir kişi tarafından yapılan bir benzetme de yaşlılık ile ilgili şu minvalde bir şey söylenmekteydi; Yaşlılık, çevresi ölümle çevrili bir adadır. Bu benzetme, Ralph karakteri için oldukça yerinde bir benzetmedir. Her insan yaşamında bir şeyler elde etmek ister. Kimileri bu isteklerini gerçekleştirmek için oldukça kötü kararlar alabilir. Anayurt Oteli kitabında anlatılan Zebercet’in aldığı kararlar, bu konu hakkında verilebilecek en iyi örneklerden biridir diye düşünmekteyiz.

Alınan her karar, yapılan her kötü hamle, peşinden tek ve yalın bir gerçeği getirir. İnsan yalnız olarak yaşamını sürdürebilir, ancak bir şeyler daima eksiktir. Birçok insan, karanlık bir odada –ki bazen bu oda duman altı bir odadır- tek başına beklemektedir. Bazıları bu bekleyişin ölümü beklemek olduğunu iddia etmektedir. Oysa insan, beklediği şeyin veya insanın ölümden önce o odaya girmesini beklemektedir.

Ralph karakterinin almış olduğu kararlar, çevresinde olan biten her şeyin tek bir şeye çıktığını fark etmesini sağlar. Kendisini öldüren yalnızlıktan başka bir şey değildir. Yaşlandığını, çevresinde hiçbir insanın kalmadığını fark eden Ralph, yaşadığı uykusuzluk sıkıntısından uzaklaşmaya çabalasa da bu durumdan kurtulamaz. Sebebinin tek başına olduğundan kaynaklandığını, yanında birinin olmasını istediğini ve ölüme oldukça yakın olduğunu bildiğinden çektiği sıkıntıları belirli şeyler yaparak atlatmaya çalışsa da bu durumdan kurtulamaz.

Stephen King, Uykusuzluk kitabında bu durumu o kadar güzel bir şekilde işlemektedir ki, , kitap içerisinde yer alan Ralph karakteri ile King arasında bir benzerlik olduğunu söyleyebiliriz. Yaşlılığın ve yalnızlığın ne demek olduğunu oldukça iyi analiz ettiğini düşündüğümüz King, bazı cümlelerinde o kadar etkileyici şeyler söylemektedir ki oturup üzerine düşünülmesi gereken düşünceler olduğunu fark ettik.

Uykusuzluk nedenleri araştırılması gereken bir durumken, karakterin içerisinde bulunduğu buhran bu nedenleri aramasını engellemekte, yer yer ölümü arzulayışını görmek, yer yer üzmekte, yer yer hak vermemizi sağlamaktadır. Her halükarda, işlenen hikâyenin içeriği bir hayli manidardır.

Psikolojik Sorunlar, Sorunlu Kararlar

Bir hayatın, bir hayatın son bulmasıyla birlikte, değişmeye ve giderek bunaltıcı bir hale bürünüşünü seyredeceğiniz Uykusuzluk, hayatınızın belirli alanlarına değme potansiyeli taşıyan bir eserdir. Bu durum, kitaptaki karakter ile aranızda duygusal bir bağın kurulmasına, kitaba bağlanmanıza ve kopamamanıza sebep olur.

Farklı yaşamları gören insanlar, bu yaşamların son bulduğu anları izlediğinde belirli duygularını yitirirler. Yitirilen bu duyguların ardından alınan sorunlu kararlar, üniversite sınavlarına hazırlananlar misali karamsar bir hale bürünmeye sebebiyet verir.

Her halükarda, alınan bu kararlar, bir değişim zincirini başlatır. İyi veya kötü biten bir son ile hikâye tamamlanır.

Stephen King Uykusuzluk kitabı içerisinde bu durumu oldukça güzel bir şekilde işlemiş, yorumların tamamını okuyucularına bırakmıştır. Her insanın farklı duygular yaşayacağı ve farklı durumlara gireceği bu eser, değişik tarzlarda eserler okumayı seven kişiler için mutlaka okunması gereken kitaplardan biridir diye düşünmekteyiz.

Etiketler

wllux

Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci’nin de günleri 24 saatti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı