Kitap

Şeytan Yemini, Grange ve Kötülüğün Yükselişi

Şeytan Yemini, Grange tarafından yazılan, oldukça popüler, genel okuyucu kitlesi tarafından çok beğenilen, gerilim- macera kitabıdır.

Şeytan Yemini kitabı,  Le Serment Des Limbes orijinal adıyla 2007 yılında yayınlandı. Jean Chritophe Grange tarafından kaleme alınan Şeytan Yemini, hayranları tarafından en çok sevilen kitaplarından birisidir.

Kitap bu kadar sevilmeyi hak ediyor mu? Hak ediyorsa, bu kadar sevgiyi hak ettirecek neler anlatıyor? Yazı içerisinde, bu soruların cevaplarını aramaya çalışacağız. Kitabın içinde barındırdığı konu ile alakalı konuşacağız. Bunun yanında karakter analizlerini yapacak, Şeytan Yemini olarak dilimize çevrilen kitabın içerisindeki eksi yönleri de hep birlikte incelemeye gayret edeceğiz.

Kitabın içerisinde barındırdığı dini ögelere de göz atacak, Vatikan hakkında da birkaç kelam edeceğiz. Vatikan tarafından yapılan katı uygulamaları anlattığımız yazımızı okumak isterseniz, yazıya burdan ulaşabilirsiniz.

Özellikle son yıllarda –son on yılda- edebiyat dünyasında bir boşluk oluşmaya başladı. Özellikle popüler kültür ürünlerinin gırla olduğu zamanlarda oluşan bu boşluk, bir şekilde doldurulmalıydı. İnsanlar, var oldukları ilk günden beri ‘’merak’’ duygusu ile yaşamaktadır. Evrende olan her şeyi merak ediyor, merak ettiği bu konular hakkında sorular soruyor ve bu sorulara cevaplar aramaya çalışıyor.

Dünyada olup biten her şey hakkında belirli kavramlar üretiyor ve o kavramlar arkasına sığınıyoruz. Kötülük kavramı, hayattaki her sorunun cevabı olabiliyor. Dünya üzerinde olup biten savaşlar, açlık ve sefalet, işkenceler vs. tüm bunları tek bir kavram ile açıklayabiliyoruz. Kötülük…

Şeytan Yemini kitabının üzerinde durduğu kavram, tam olarak, açıklamaya çalıştığımız kavram olan ‘’kötülük’ ’tür. Bu kavram, geçmiş yüzyıllarda gelen filozoflar tarafından da açıklanmaya çalışılmıştır. Bir insanı öldürmek kötüdür. Ama neden? Soruları, birçok filozofun kafasını meşgul etmiş, ortaya atılan cevaplar bazılarını tatmin etmiş, bazılarını etmemiştir.

Bu kavramı sık sık kullanacak, yazının içerisinde sık sık geçireceğiz.

Şeytan Yemini Kitabının Konusu

Şeytan Yemini, şöyle başlamaktadır; Luc ve Mat, aynı okulda okumuş –dini eğitim veren bir Katolik okulu- iki arkadaştır. Bu iki arkadaşında belirli sorunları vardır. Luc, Katolik inancına sahip bir adamdır. Mat ise, dini inançları zayıf bir adamdır.

Luc ve Mat, ikisi çok yakın arkadaştır. Bu nedenle ikisi de polis olur. Biri ahlak masasında göreve başlar. Diğeri ise cinayet masasında…

Luc, Katolik olmasına rağmen, belirli sorunları vardır. Bu sorunlarından oldukça sıkılır. Bir gün beline taş bağlar ve kendini nehre atar. Mat, bu haber karşısında oldukça sarsılır. Sarsılmasının iki sebebi vardır. Birinci sebep, arkadaşının intihar etmesidir. İkinci sebep ise, arkadaşı gibi, dini inancı oldukça yoğun olan bir adamın, intihar etmesidir. Bu duygu arasında gidip gelen Mat, tek bir amaç edinir. Arkadaşı olan Luc’un intihar sebebini öğrenmek isteyecektir.

Luc intihar etmiş ancak ölmemiştir. Komaya girmiştir. Doktorların, Luc’un ne zaman uyanacağı konusunda hiçbir fikirleri yoktur.

Şeytan Yemini kitabı, bu noktadan sonra, bambaşka bir noktaya gitmektedir. Mat, hastaneden çıkar çıkmaz, Luc’un incelediği dosyaları kontrol eder. Arkadaşını, intihara yönlendiren şeyin, bu dosyaların içerisinde olduğuna inanmaktadır.

Bu dosyaları incelerken bir ipucu bulur. Bu ipucu, yıllar önce işlenen bir cinayete uzanmaktadır. Küçük bir kız çocuğu öldürülmüştür. Bu kızın cesedi böcekler tarafından parçalanmıştır. Kızın cesedinin bulunduğu yerde ise, ‘’Işıksızları Koruyorum’’ yazısı mevcuttur. Bu yazı ile başka bir ipucu yakalayan Mat, yazıyı yazan kişinin peşine düşer. Katolik din adamları ile görüşür, doktorlara danışarak böceğin cinsinin özelliklerini inceler, eski dosyaları sürekli olarak inceler ve bu dosyaları aydınlatan polislerle görüşür. Tek amacı, arkadaşını ölüme iten sebebi bulmaktır.

Gelişen olaylar karşısında, art arda yaşanan şaşırtıcı gelişmeler, kitabın olay örgüsüne bağlanmanıza sebep oluyor.

Mat, araştırmaya devam ederken, bir gelişme yaşanır. Yıllar önce öldüğü söylenen küçük kızın hayatta olduğu anlaşılır.

Kötülüğün Yükselişi

Mat, karşısında 22 yaşında bir kadını görünce oldukça şaşırır. Manon büyümüştür. Mat, karşısında gördüğü kadına âşık olur. Onun başına gelen olayları aydınlatmak, ikinci görevi haline gelmiştir. Mat, dosyaları incelemeye devam eder. Birbirine benzeyen iki olay daha olduğunu fark eder. Şeytan Yemini kitabında tüm olayların ortak noktası, bir doktora çıkmaktadır.

Manon her şeyi anlatır. Annesi tarafından bir kuyuya atıldığını, kendisini bir doktorun bulduğunu ve doktorun geliştirmiş olduğu bir sistem sayesinde hayatta kaldığını anlatır. Mat, bir yolculuğa çıkması gerektiğini anlar. Takip ettiği kişi ise, tüm insanlığın tanıdığı biridir. Mat, yolu takip ederek Şeytan’ı bulmaya çalışacaktır.

Eski dosyaları incelediğinde karşısına çıkan sonucun bu olduğuna inanmaya başlar. Çünkü dosyalarda vahşetten başka hiçbir şey görememiştir. İnsanların bu kadar kötülüğü, birinden emir almadan yapabileceğine inanmayan Mat yola koyulur. Çıktığı yolda, başka dosyalar açılacak ve başka insanların isimleri ile karşılaşacaktır. Ölen insanlar, yaralanan ve sakat kalan onlarca insan görecektir.

İzlediği yol oldukça kanlı bir yoldur.

Irak İşgali, Afganistan ve daha birçok yere ait, belirli şeyler görür. Çünkü Manon’un anlattığı şey oldukça farklı bir şeydir. Manon’un anlattığı olay şudur; Doktorun Manon’u bulup, sisteme bağladığı anlarda, Manon, kendisine Şeytanın göründüğünü söyler. Söylediğine göre, Şeytanla karşılaşmış, onun yaptıklarının bir kısmını görmüştür. Mat’in gördüğü şeyler, inanmasını sağlar. Yolun sonu, karanlık bir mağaraya çıkar. Mat, karşısında Şeytan’ı bulur. Mat ve Şeytan karşılıklı olarak dururlar. Kazanan, mağaradan farklı olarak çıkacaktır.

Kitap içerisindeki bu yapı, oldukça güzel hazırlanmış ve seçilen olaylar oldukça etkili olmuştur. Mat ile birlikte, okuyucuların tamamı bir yolculuğa çıkacak, yol bittiğinde, okuyucu derin bir duygu yoğunluğu ile karşı karşıya kalacaktır.

Tez- Antitez

İyi ve kötü karakterler, her olay örgüsü barındıran eserin içerisinde bulunur. Bu bazen bir resim, bazen bir film, bazen bir tiyatro oyunu ve bazen de bir kitaptır. Bu kitapta da bu yapıdan vazgeçilmemiş ancak farklı işlenmiştir. Bu kitaptaki kötü karakter, bizzat dini metinlerden alınmıştır. Şeytan, insanların akıllarını çelerek, onlara savaş çıkartmış ve birbirlerini öldürmelerini sağlamıştır.

Yeryüzü, yüzlerce savaş gördü. Bu savaşlarda milyonlarca insan öldü. Dünyanın görmüş olduğu en büyük iki savaş, geçtiğimiz yüzyılda yaşandı. Ülkeler arasında patlak veren sorunlardan dolayı, ülkeler birbirlerini vurmaya, insanlar birbirlerini öldürmeye başladılar. Yer yer, komşular birbirlerini öldürdüler. Afrika’da çıkan iç savaşlarda, milyonlarca insan öldü. Bu ölümlerin çok basit sebepleri vardı. Kabileler arası farklılıklar. Bu farklılıklar ten rengi, diz beyazlığı veya boy uzunluğu gibi sebeplerdi.

Şeytan Yemini kitabında Grange’ın işlediği konu, dünya üzerinde olan savaşlar değil. Dünya üzerinde yaşanan savaşların perde arkasındaki kişinin kim olduğu sorusu, Grange’ın yazmış olduğu Şeytan Yemini kitabının konusunun temelini oluşturmaktadır.

Şeytan Yemini Kitabında ortaya sunduğu tez şudur; Dünyadaki insanlar, kötülüklerin sebebidir. Yaşanan katliamların, savaşların ve cinayetlerin tek sebebi insandır.

Antitez ise şudur; Olayların tamamını yapan insandır. Yaptıran insan değil, Şeytandır. Bu nedenledir ki, Şeytan’a uyulmaması, dünyadaki barışın sağlanması için yeterli bir sebeptir. Şeytan Yemini kitabı –ki yüzlerce sayfadan bahsediyoruz- bu iki kavram üzerine odaklanmış ve bunu birkaç farklı karakter ile sağlamayı başarmıştır. Bu nedenledir ki kitabın tez ve antitez konuları gayet dozunda ve yerinde kullanılarak yazılmıştır.

Karakter Analizi

Şeytan Yemini kitabında, birkaç farklı karakter var.

Mat Karakteri: Şeytan Yemini kitabının ana karakteridir. Tüm olayların, üzerinde odaklandığı karakterdir. Ancak bu karakterde belirli eksiklikler vardır. Öncelikle, karakter kendi içerisinde bir tutarsızlık oluşturuyor. Bu tutarsızlık kafaları karıştırıyor. Bunun için örnek olacak diyalogları, kitap içerisinde görmeniz mümkündür.

Bu karışık yapı içerisinde olması ve karakterin, yapmış olduğu hareketler çelişmesi, kitabın güzelliğine bir gölge düşürmektedir. Bu nedenledir ki kitapta yer yer kopukluklar mevcuttur.

Bu eksik yönlerinin yanında, bir polis karakteri olarak yorumlamak gerekirse, Grange’ın yazmış olduğu en iyi polis karakterler arasında ikinci sıradadır diyebiliriz.

Luc Karakeri: Şeytan Yemini kitabındaki en garip karakterdir. Zira her an ne yapacağını kestirmek bir hayli güçtür. İçinde bulunduğu durum, kafasının karışık olması ve kötülük kavramı üzerine odaklanmış olması, karakterin oldukça dengeli bir şekilde, bulunduğu konumda kalmasına sebep olmaktadır.

Eksik yönlerini dile getirecek olursak, Katolik inancını yaşıyor olmasına rağmen, kendisine sorulan sorulara, oldukça farklı cevaplar vermesi, yaşadığı inanca aykırı olduğundan ötürü, karakter kendi içerisinde bir çelişki oluşturmaktaydı. Bu çelişkili ifadeler, karakterin kendisine gölge düşürmekteydi.

Tüm kitap boyunca uyuyor olmasına rağmen, bir o kadar da karizmatik bir karakter olduğunu söylemekte de yarar var.

Manon Karakteri: Şeytan Yemini kitabı, kendi içerisinde bir kültürü barındırmaktadır. Fransa’daki kültürün en büyük tecellisi şüphesi kadın karakter üzerinden yapılmıştır. Bunu iki evre olarak işlemekte yarar vardır. Tatlı küçük kız çocuğu ve yetişkin bir kadın olan Manon, gerçekten ayağı yere sağlam basan karakterdi.

Şeytan Yemini kitabındaki karakterleri genel olarak değerlendirmek gerekirse, yapı içerisindeki, en geri planda kalmış karakterlerin bulunduğu Grange kitabıdır. Onun dışında öykü olarak gayet akıcı ve güzel bir şekilde yazılmıştır. Bu nedenle Grange ortalaması içerisinde, düşük bir karakter yapısı ve üst düzey bir anlatım diyerek, sözlerimizi özetleyebiliriz.

Mekanlar

Şeytan Yemini, üst düzey bir anlatıma sahiptir. Bu anlatının hiç şüphesiz Grange’ın edebi kimliği ile bir alakası vardır. Bu kadar güzel, hatta üst düzey olarak yapılan tasvirlerin sebebini, bizler tek bir sebebe bağlıyoruz. Grange’ın daha önceden yapmış olduğu gazetecilik mesleği… Hiç şüphe yok ki kitap içinde bir araştırmayı barındırıyor. Öyle ki karakterlerin yapmış olduğu yolculuğu dikkatli bir şekilde, harita çıkararak incelersek, bir gazeteci edasıyla, olayın peşinden gittikleri sonucuna varabiliriz.

Bunu gerçekleştiren şey, Grange’ın mesleğine olan tutkusudur diyebiliriz. Bu tutku, o kadar belirgin ki hemen her sayfasında gözünüze çarpması mümkündür.

İşlenen cinayetler, savaşlar, böcekler ve karakter analizleri o kadar ustaca yapılmış ki, yer yer ağzınızın açıkta kalmasına sebep olabilecek sahneler mevcut.

İçinde yaşadığı ülkenin ve toplumun kültürünü o denli güzel anlatmaktadır ki, ilk sayfalarında bir yolculuğa çıkıyorsunuz, gezinizi yapıyor ve kültürü tanıyorsunuz. Fransızlarla birlikte kahvaltı yapıyor, akşam yemeğini yiyor ve akşam olduğunda evinize dönüyorsunuz. Bu denli mükemmel tasvirlerin yapıldığı bir kitaba rastlamak, oldukça kıymetli bir şey diye düşünüyoruz.

Karakter arasındaki diyalogları ve diyalogların alt yapılarını oluşturan psikolojik analizlerin tasviri oldukça yerinde bir şekilde yapılmış ve birkaç ufak çelişki dışında gayet yerinde olmuş.

Şeytan Yemini, Grange’ın ustalığını bir kez daha konuşturduğu. Yaptığı tasvirler, oluşturduğu olay örgüsü ile ben buradayım diye bağırdığı bir kitap olmayı başarmıştır. xas

Etiketler

wllux

Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci’nin de günleri 24 saatti.

İlgili Makaleler

9 Yorum

  1. Farkli kitap tarzlarini tanıdığım yazılarınız cok hoşuma gidiyor. Ozellikle karakterlerin tasviri önemli bir kitapta. Yoksa cok yapay kaliyor. Bu kitapta basarisini burdan aliyor olabilir

  2. Mat ile bu yolculuğa çıkmak gerekiyor sanırım. Şeytan Yemini ismiyle de ilgi çeken bir eser olmuş, çok şaşıracağım bir kitap olacağını düşünüyorum. Teşekkürler.

  3. Şeytan Yemini, Grange ve Kötülüğün Yükselişini harika şekilde tanıtmışsınız daha önce duymamıştım en kısa sürede temin ederek okumayı düşünüyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı