Kitap

Semerkant Kitabı ve Üç Arkadaşın Öyküsü Üzerine

Semerkant kitabı Amin Maalouf tarafından kaleme alınan tarihi bir uyarlama olarak kabul edebileceğimiz bir eserdir.

Aslında her şey bir adamın Semerkant iline gelmesiyle başladı. Çok zeki bir adamdı. Matematik alanında, dahi sayılabilecek kadar iyiydi. Şiirler yazıyor ve astronomi ile ilgileniyordu. Tarihteki en bilinmeyen karakterlerden biri olan Ömer Hayyam’dan başkasından bahsetmiyoruz.

Ömer Hayyam birçok kişi tarafından tanınmasına rağmen, hakkında sahip olunan bilgiler oldukça kısıtlıdır. Kendisi ülkemizde rubaileri ile tanınan bir şair olarak bilinmektedir. Ancak piyasada dolanan hemen hiçbir rubai kendisine ait değildir. Kendisi bir şairdir. Ancak kendisi milyonlarca rubai yazan bir şair değildir.

Tarihin kendi içerisinde bir klişesi vardır. Bir adam bir konu hakkında iyiyse, kendisinden sonra gelen şairlerin tamamı bu isim üzerinden ilerleme kaydederler. Piyasada dolanan ve özellikle din karşıtı bir tutum sergileyen rubailerin hiçbiri Hayyam’a ait değildir. Ondan yüzlerce yıl sonra gelen şairler, mevcut iktidarlardan korktuklarından ötürü yazmış oldukları şiirleri Hayyam yazdı diye göstermişlerdir.

Ancak gerçek bir hayli farklıdır. Semerkant kitabı bu gerçeklik üzerinde de durmaktadır. Amin Maalouf’un oluşturduğu bu muazzam öyküde, üç ana karakterimiz vardır. Bu üç karakter arasından en çok öne çıkan ise Ömer Hayyam’dır. Diğer karakterler Nizamülmülk ve Hasan Sabbah’tır. Bu üç farklı karakterin gerçekten bir araya gelmiş olduklarını düşünmek heyecan vericidir.

Bu üç kişi arasında da yaş farkı bir hayli büyüktür. Özellikle Nizamülmülk’ün yaşı bir hayli ileridedir. Ancak bu aralarındaki muhabbetin ilerlemesine engel olmamaktadır. Bu üç farklı insanın her biri, dünyanın belirli noktalarına iyi ve kötü izler bırakmışlardır. Bu gün bu izler hakkında ve Semerkant kitap içeriği hakkında konuşmaya gayret edeceğiz.  Umuyoruz ki yazımızı incelerken eğlenir ve keyifli anlar yaşarsınız.

Bu yazımızı okumadan önce, tarihi kişiler hakkında konuştuğumuz diğer yazılarımıza da göz gezdirmenizi tavsiye ederiz.

Semerkant Kitap Konusu

Ömer Hayyam’ın yeni bir şehre gelişiyle başlar kitap… Daha sonraki noktalarda diğer karakterlerimiz dahil olur. Ömer ve Hasan han benzeri bir yerde karşılaşırlar. İkili aynı odada kalmak zorunda kalırlar. Birbirleri ile tanışan bu iki isim arkadaş olurlar. Sohbet etmeye ve felsefik tartışmalar içerisine girmeye başlarlar. Daha sonra yolları ayrılır ve Ömer Hayyam’ın başına farklı olaylar gelmeye başlar.

Hasan Sabbah’ın fikri şudur: Yeni bir tarikat kuracak ve bu tarikat aracılığıyla dünyadaki tüm devletlere sözünü geçirecektir. Bunu yapma şekli ise şudur; Alamut Kalesi adı verilen bir bölgeyi ele geçirir. Burası dik bir tepenin üzerine kurulu olan, oldukça güvenli ve ele geçirilmesi zor bir yerdir. Burada tarikatını kuran ve zamanla geliştiren Sabbah, haşhaş kullanarak yanına aldığı kişileri etki altına alır ve onları Cennet diye gösterdiği bir yere gönderir. Peygamberliğini ilan eden Sabbah’ın gönderdiği haşhaş etkisinde olan müritleri, aynı deneyimleri yaşamak için, Sabbah ne derse onu yapar.

Nizamülmülk ise bir vezirdir. Siyasetname adında bir kitap yazmıştır ve devlet yönetiminde bir hayli kudretli bir adamdır. Sabbah’ın giderek yükseldiğini öğrenen Nizamülmülk, onu yenmek için hazırlıklar yapar. Ancak hiçbir şey beklenildiği gibi olmayacaktır.

Semerkant bu üçlü arasındaki durumu çok gerçekçi bir dille anlatmayı başarmıştır. Bu üçlünün bir zamanlar çok iyi arkadaşken –daha doğrusu bir araya geldikleri zamanlardayken- ayrılmalarının tek sebebi makam ve mevkidir. Anlatılanlara göre, Sultan’ın gözünde giderek önemli biri haline gelen Hasan Sabbah, Nizamülmülk tarafından hazırlanan bir komplonun ardından saraydan kovulur. Saraydan kovulan Sabbah intikam yemini eder ve intikamını almak üzere kötü ve kanlı bir yola girer.

Semerkant bu serüveni oldukça gerçekçi bir dille anlatırken, karakterlerin her biri yüzlerce yıl önce değil de okuduğunuz anda yaşıyormuş gibi hissetmektesiniz. Yaşanan olayların gerçekliği, insanların sahtekarlıkları, yönetim için her şeyi yapabilecek insanların psikolojileri… Tüm bunları anlamanızı sağlamaktadır. Bu nedenle muhakkak okunmalı ve üzerine düşünülmelidir.

Kanlı Bir Yol, Muazzam Bir Dil

Kitapta anlatılan olayların gerçek olduğunu düşünmek, insanların birbirlerini acımadan, bir hiç uğruna öldürdüklerini görmek, makam ve mevki uğruna yüzlerce insanın geleceğini mahvettiğini bilmek… Kitabı okurken aklınızdan geçen bu düşünceler, çevirdiğiniz her sayfada biraz daha şaşırmanızı sağlamaktadır.

Amin Maalouf Semerkant kitabı ile büyük bir yazar olduğunu kanıtlamaktadır. Semerkant olay örgüsü ile sizleri içine çekip, kitap bitene değin orada kalmanızı sağlamaktadır. Tarihin gördüğü en farklı insanlardan olan bu üç kişinin farklı yaşamları gerçekten ilgi içerisinde okumanızı sağlamaktadır.

Ömer Hayyam’ın yazmış olduğu rubailerin Titanik gemisinde battığı iddiası ise bir hayli ilginç ve muhteşem bir detaydı.

Yusuf Atılgan ve Ernest Hemingway sadeliğini ve olay örgüsündeki muhteşemliği göreceğiniz Semerkant kitabı, başlangıcı ve bitişi ile muhakkak okumanız gereken bir kitap diye düşünmekteyiz. Kitap bittikten sonra, büyük bir araştırma içerisine gireceğinizin garantisini veriyoruz. Zira anlatılanların her biri şok edici ve bir o kadar da gerçekti.

Etiketler

wllux

Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci’nin de günleri 24 saatti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı