Kitap

Limon Ağacı Kitabı ve Ortadoğu Savaşları

Limon Ağacı kitabı, İsrail olarak tanınan ülkenin kuruluşundaki uzun, çirkin, haksız ve kanlı tarihe odaklanmaktadır.

Ancak kitap içerisinde yer alan öykü, bir taraf tutmak yerine, oldukça sıradan bir olay örgüsü içerisinde, ortada var olan saçmalığa odaklanmaktadır. Yani önemli olan şey, orada yaşayan insanların başına gelen olaylardır der Sandys Tolan… Tolan, iki halkın ortasına bir Limon Ağacı diker. Bu Limon Ağacı etrafında bir Yahudi ve Arap karakter arasındaki olaylar işlenir. İkisi de haklı olduğunu iddia eder. İkisi de bir şeylerin olması gerektiğine inanır.

Muhteşem bir detaycılıkla yaklaşan Tolan, seçmiş olduğu bu hassas konuda, o kadar ince detaylar vermektedir ki, okuyan her insan etkilenmekte, duruma farklı bir gözle bakmaktadır.

Filistinli olan insanlar, binlerce yıldır kendilerine ait olan topraklarda yaşarken, bir anda ortaya farklı bir düşünce çıkmaya başladı. Bu düşüncelerin temeli yüzlerce yıl önce atılmıştı. Daha sonra düşünceler hayat buldu. İnsanlar, kendilerine ait toprakları bırakıp gitmeye başladılar. Tüm bunları kendi istekleri doğrultusunda mı tercih ettiler?

Sürülen bir halk ve egemen olmaya çalışan bir sınıf mevcuttu. Egemen olmaya çalışan sınıf, oldukça zengin bireylerden oluşmaktaydı. Oldukça büyük bir lobi çalışması yapılıyor, alınan bağışlarla milyarlarca dolar buradaki topraklara akmaktaydı. Ancak sürülen halk arasında karşıt fikirler çıkmaya başladı. Bazıları gitmek istemiyordu. Gidenler arasında Beşir’in ailesi de vardı. Ailesi sürülmüştü. Eski bir evleri vardı. Beşir büyümüştü. Evlerinin tam ortasında bir limon ağacı vardı. Limon Ağacı sayesinde evini tanıyabilirdi. Ancak bıraktığı hiçbir şey aynı değildi.

Beşir üzerinden başlayan bu yolculuk, Filistinlilerin arasında çıkan aykırı sesleri dile getirecek ve tezi oluşturacaktı. Bulgaristanlı bir Yahudi olan Dalia ise karşı tezi oluşturmaktaydı. Olması en muhtemel görünmeyen şey ise bu ikili arasında bir dostluğun oluşmasıydı. Tam olarak dostluk olarak tanımlayamayacağımız bu durum, karşılıklı bir tartışmadan başka bir şey değildi.

Limon Ağacı ve Karşıtlık

Dalia ve Beşir’in hikâyesinin bir ağaç etrafında şekillendiğini söylemiştik.  Eski evini arayan Beşir, bir gün bir kapı çalar. Kapıyı açan kişi Dalia’dır. Karşısında Beşir’i gören Dalia şaşırır. Beşir, bir zamanlar evi olan bu yerde bir Yahudi’nin yaşadığını öğrendiğine şaşırmaz. Ailesi göçe zorlanmış bir ailedir. Beşir, İsrail devletine düşman olarak yetiştirilmiştir. Dalia ise Filistinlilere karşı düşman olarak yetiştirilmiştir.

Bu durum ilk karşıtlığı ortaya çıkarmaktadır. İki tarafta kendine has sebeplere sarılmaktadır. Bir halk Almanya’da Hitler tarafından soykırıma uğratılmış, Nazilerin yoğun katliamlarından sıyrılmıştır. Daha sonra bu halk, başka bir halka, kendisine yapılanları yapmaya başlamışlardır.

Prag Mezarlığı kitabında da anlatıldığı üzere, Yahudi Protokolleri adlı metinlerin ortaya çıkışıyla birlikte dünya genelinde yaygınlaşan Yahudi karşıtlığı, Hitler Almanya’sında vücut bulmuştur. Daha sonra bu halk Orta Doğu’ya gelmiş ve içlerinden bir kısım, başka bir halka, yaşadıklarının aynısını yaşatmıştır.

Birbirine düşman olan bu iki karakterin bir araya gelmesini sağlayan şey ise bir ağaçtır. Ağacın insan üzerindeki etkisi hakkında uzun uzun anlatımlarda bulunan yazar, iki halk arasında yaşanan şeylere bir çözüm aramaktadır. Ancak karşıtlıklarla dolu olan karakterlerin bir arada olabilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle, elle tutulur herhangi bir çözümün sunulması mümkün olamamaktadır.

Ancak iki karakter arasında yaşanan ve bitmek bilmeyen tartışmalar, Filistin-İsrail savaşları hakkında farklı bir bakış açısı sunmaktadır. Yaşanan şeylerden kimlerin sorumlu olduğuna dair belirli fikirler üretmemizi sağlamaktadır. Tüm bunların bir Limon Ağacı fidesinden başlayıp, bir ağaca dönüşmesini okumak, gerçekten duygusal anların yaşanmasına sebep olmaktadır.

İkili arasında süregelen diyaloglar herhangi bir çözüm yolu sunmasa da, iki halkı anlamak açısından önemli unsurlar taşımaktadır. Sandy Tolan’da bilmektedir ki, orada savaşın bitmesinin herhangi bir yolu yoktur.

Limon Ağacı kitabı, sizlere aksiyon dolu anlar değil, iki halk arasında yaşananlara bakma fırsatı sunmaktadır. Bu nedenle her kitapseverin okuması gereken kitaplardan birisidir diye düşünüyoruz.

Acı, Sadece Acıdır

Bir zümrenin, insanların yaşamları hakkında karar verme cüretini kendinde görmesi, insanlık tarihinde oldukça eskilere dayanmaktadır. İnsanlardan bir kısmı, yönetme arzusu ile yanıp tutuşurken, bu arzusunun sonucunda, milyonlarca insanın ölmesine göz yummaktadır.

Siyasi otoritelerin kurulma nedenlerinden birisi de, alt sınıfların sürekli olarak altta kalmasını sağlamaktır. Alt sınıf altta kalacak ve üst sınıfı koruyacaktır. Siyasi iktidarın elde etmek istediği post, alt sınıftır.

Bu durumu oldukça iyi çözümleyen yazar, iki karşıt fikri ve iki karşıt karakteri, bir olay etrafında birleştirmeyi ustalıkla başarıyor.

Limon Ağacı kitabının dili oldukça ağır olduğundan ötürü, sakin ve dingin bir kafayla okunması gereken bir kitaptır. Bu durum bazı bölümlerde can sıkıcı olabilmektedir. Ancak Altı Gün Savaşları ve bunun gibi birçok tarihi olaya yakından bakmak açısından oldukça önemli olduğunu söylemekte yarar vardır.

Velhasıl, Limon Ağacı kitabı, değişik tarzda okumalara meyilli olan kişiler tarafından edinilip okunmalıdır diye düşünmekteyiz.

Etiketler

wllux

Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci’nin de günleri 24 saatti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı