Kitap

Dan Brown İhanet Noktası Kitabı Hakkında

Dan Brown, İhanet Noktası adında bir kitap yazdı. Bu kitap, onun yeteneklerini konuşturduğu ilk kitap olarak insanlığın beğenisine sunduğu eserdir. İhanet Noktası, bir bilim kurgu kitabıdır. Bu kitap hakkında birkaç kelam etmek istiyoruz. Böylelikle bilim ve kurgu arasındaki ilişkiyi daha iyi anlayabilir.

Yazılan bu eser aracılığıyla bu duruma daha iyi bakabiliriz. Kitabın içerdiği siyasi alt metinleri, karakterlerin analizlerini, bilimin iki amaçla da kullanılabileceğini anlatmaya çalışacağız. Bu iki amacı şöyle açmaya çalışalım; İyi ve kötü amaç için kullanmak… Detayları yazının ilerleyen kısımlarında bulabilirsiniz. Hazırsanız başlayalım. Yerlerinizi alın, mısırlarınızı elinize alın, koltuklarınızı dik duruma getirin. Başlıyoruz.

İnsanlık, güçlü medeniyetler oluşturmayı sever. Bu medeniyetlerden kast ettiğimiz şey, elindeki gücü arttırmaya yönelik hamlelerde bulunmaktır. İnsan güç sahibi olduğunda, istediği tek bir şey kalır. Daha fazla güç sahibi olmak… Tarihin tozlu sayfaları bu gibi insanlarla doludur. Kimileri vardır ki, ellerindeki gücü iyilik için kullanmaya, insanları adil bir şekilde yönetmeye çalışmıştır.

Kimileri de ellerine geçirdikleri gücü acımasızca kullanmış, savaşlar çıkarmış, insanları korku ile yönetmiş. İnsanların hayatını birkaç kavram üzerine indirgemiştir. İnsanları, savaşta ölecek kobaylar gibi kullanmışlardır. Tüm bunları anlatmamızın yegâne sebebi vardır. Kitap, bu saydığımız şeyler üzerine odaklanmaktadır. Dünya dışında gelişmiş canlılar var mı? Bu soru insanlığı, yaşadıkları her çağda düşünmeye itmiştir. Kimileri evrende yalnız olamayacağımızı söylerken, kimileri yalnız olduğumuzu ifade etmiştir. Bu her zaman bir gizem olarak kalmıştır.

Dan Brown İhanet Noktası Kitap Özeti

Soğuk, çok soğuk bir yer olan Kuzey Kutbunun derin bölgelerinin birinde bir nesne bulunur. Nesne dediğimiz şey baya büyük bir taş parçasıdır. Bu taş parçasını bulan NASA mensupları, taşın üzerinde bir takım deneyler yaparlar. Taşın üzerinde, fosil parçaları bulurlar. Bu taşın bir meteora ait olabileceğini düşünmeye başlarlar. Söylenilen şey doğru ise, bu insanlığın bulmuş olacağı en büyük keşiflerden birisi olacaktır. Uzayda yaşam var mı? Sorusunun cevabı bulunmuş olacaktır. Bu dünya için muhteşem bir keşif iken, Amerika’da yaklaşmakta olan Başkanlık Seçimlerini etkileyebilecek niteliktedir.

Amerika’da başkanlık seçimleri yaklaştığı zaman, ciddi bir karmaşa yaşanır. Bu her daim böyle olmuştur. Başkan adayları propaganda işlerini hallederken, Beyaz Saray’da bir başkan olur veya o başkan da yeniden aday olup, propaganda yapan adaylardan biri olur. Neyse konumuz bu değil.

Nesne bulunur bulunmaz, Beyaz Saray’a haber yollanır. Mevcut başkan, birilerini göndererek, mevcut olan durumu kontrol altında tutmak ve bilgi almak istemektedir.

Rachel Sexton adında bir ablamız var. Kitabın başkarakteri diyebiliriz. Bu arkadaşımız Ulusal Keşif Ofisi adı verilen yerde çalışmakta olan bir kadındır. Buradaki görevi, analiz etme üzerinedir. Rachel’in babası bir senatördür. Senatör başkanlık çalışmalarında bulunmaktadır. Rachel babasıyla yemekte iken, babası kendisine bir teklifte bulunur. Mevcut işinden ayrılmasını, kendi yanında çalışmasını ister. Böylelikle, kızının, kendisine rakip olan bir adamın yanında çalışmasını engellemek istemektedir.

Ancak Rachel babasından pek haz etmemektedir. Bunun sebebi, babasının, annesini aldatmasıdır. Bildiğiniz klasik Amerikan ailesi diyebileceğimiz bir yapı. Rachel babasından aldığı teklifi anında reddeder. Bu sırada kendisine, çalıştığı yerden bir çağrı gelir. Rachel hemen kalkıp, çağrıda istenilen yere gitmek üzere, buluşma noktasına gider. Ne oluyor ne bitiyor diye sormak aklının ucundan bile geçmez, mesaj oldukça açıktır. ABD Başkanı kendisi ile görüşmek istemektedir.

Beyaz Saray İşin İçinde

Buluşma noktasına varan Rachel oldukça şaşırır. Bulundukları konum Beyaz Saray’a oldukça yakın bir yer olmasına rağmen, karşısında bekleyen bir helikopteri görür. Ne oluyor dayı oğlu diye sormasına fırsat verilmeden, helikoptere bin ablacım, soru sorma, soru soranın anası babası ölsün minvalinde bir tepki ile karşılaşır. Helikoptere binen Rachel şaşkın bir haldedir. Helikopter bir adaya gider. Bu ada eski bir fırlatma üssüdür. Rachel’in düşüncesi, başkanın, kendisine iş teklifi yapmasıdır.

Böyle bir teklif ile karşı karşıya kalırsa, hemen reddedecek veya hayatına siyasetten uzak bir şekilde devam edecektir. Ancak hiçbir şey beklediği gibi olmayacaktır. Rachel, başkanın yanına gider. Başkan ile selamlaşırlar. Nasılsın kızım, anan baban nasıl? Gibi klasik sorular sorulduktan, biraz muhabbet edildikten sonra, asıl meseleye geçilir.

Başkan, Rachel’e der ki; Başımız büyük belada, Yer Gözetleme Sistemi büyük bir keşif yaptı, bu keşfin detaylarını, ne olduğunu senin öğrenmen gerekiyor, nereye gittiğini söylemeyeceğim, hemen bir jete atla ve dünyayı kurtar. Ancak dikkat et, seni çok büyük tehlikeler bekliyor, onların büyük bir ordusu var.

Rachel de durur mu yapıştırmış cevabı; Bizde de Hulk var. Diyalog aynen böyle idi, ya da birkaç ufak değişikliği biz eklemiş olabiliriz. O kadar da olsun değil mi?

Rachel nereye gideceğini bile bilmeden, bir jete biner. Jette pilota sorar. Dayıcım nereye gidiyoruz? Gittiğinde öğrenirsin cevabını alıp, iyiden iyiye içinde bir korku uyanmaya başlayan Rachel, sesini çıkarmaz.

Buzlarla Kaplı Alanda Buz Gibi Bir Hikaye

Kuzey Kutbundaki araştırma merkezine vardıklarında büyük bir coşkuyla karşılandı. Kendisinden istenen şey şuydu; Yapılan keşfi bütün insanlara duyurmak. Tabi öncelikli olarak doğruluğu ispatlandıktan sonra… Başkanın Rachel’i seçmesi muhteşem bir siyasi hamle idi. Böylelikle kimse başkanı yalancılıkla itham edemeyecekti. Çünkü bulunan şeyi açıklayacak olan kişi, senatör Sexton’ın kızı Rachel’di. Rachel bu durumdan rahatsız olsa da sesini çıkaramayıp kabul etti. Başkan tarafından ikna edildi demek daha doğru olur. Araştırma merkezine Rachel dışında birkaç kişi daha gelmişti.

Bunlarda tıpkı kendisi gibi sivil kimselerdi. Michael Tolland bir belgesel programcısıydı. Yapılacak olan keşfin belgeselini yapmak üzere merkeze getirilmişti. Sexton’dan dolayı ciddi bir nüfus kaybeden Başkan, son kozunu burada oynayacaktı. Bu belgeselin ortaya çıkmasıyla beraber, eski gücünü yeniden kazanacak ve gücü yeniden eline alacaktı.

Ancak işler hiçbir şekilde istenildiği gibi gitmeyecekti. İnsanlar tek tek öldürülmeye başlanacak. Yapılan keşif belirli sebeplerden dolayı gölgelenecek, Rachel hayatta kalmak için çetin bir mücadeleye girişecektir. Bu mücadele sırasında kendisine yardım edebilecek tek kişi vardır. O da babası senatör Sexton’dur. Senatör kızını kurtarmaktan ziyade yapılacak olan seçimleri kurtarmayı, yapılan keşfin, kendi geleceği üzerine düşürdüğü gölgeyi kaldırmakla uğraşacaktır. Rachel umrunda bile değildir. Kuzey Kutbunun ortasında olan bu hayatta kalma mücadelesi birçok farklı açıdan ele alınabilecek, üzerine saatlerce düşünülüp, tartışılacak bir eserdir.

Karakter Analizi

Dan Brown, Rachel Sexton karakterini ince ayrıntılar üzerine oluşturmuş. İki sınıf arasında kalmış etkisi uyandırması bakımından, insana yakın bir karakter olarak göze çarpmaktadır. Bir yanda okumuş, bilgili ve kültürlü tam bir entelijansiya mensubu bir kadın iken, diğer taraftan anne ve babasının ayrılmış olmasının içinde oluşturduğu boşluğu kapatmaya çalışan küçük bir kız çocuğundan farksız hareketleri ile başta da belirttiğimiz üzere, insana en yakın karakter sınıfına girebilecek türdendir.

Zira bir karakter tamamen iyi veya tamamen kötü olamaz veya olmamalıdır. Çünkü hiçbir insan tamamen iyi veya tamamen kötü değildir. İki duyguyu da aynı anda aynı vücutta barındırabilen karakter gerçek insandır. Sevmediğimiz birini gördüğümüz de veya adını duyduğumuzda içimizde oluşan duyguların bütünüdür bizi insan yapan. Bu nedenledir ki, Rachel Sexton karakteri, birkaç abartılı hareketi dışında, karakter oluşumu bakımından bizden tam nota yakın bir puan almayı başardı.

Başkan karakteri hakkında birkaç şey söylemek istiyoruz sadece. Yarından Sonra filmini izlediniz mi?  Orada siyahi bir başkan vardı. Halkım ölürken ben kaçamam diyordu. İnsanlarla birlikte ölmeyi tercih ediyordu. Hah işte kitaptaki karakter de aynen o şekilde oluşturulmuş. Dan Brown tarafından oluşturulan, en içi boş karakter diyebiliriz. Burada Hollywood etkisi görmemize şaşırmadık. İyi bir yazar olmasına rağmen, Dan Brown bu tür hareketleri nedendir bilinmez ancak sürekli olarak yapıyor.

Entrika Çeviren Karakterler

Senatör Sexton karakteri tam bir Lannister… Sanırsın ki Game Of Thrones karakteri. Aşırı abartılı olan kötü karakterler var ya, aynı onlardan biri… Her eserde bu tür karakterler olur, olmalıdır da. İyinin karşısında kötünün olması, yazılı olmayan bir kural gibidir. Ancak karakter oluştururken girişilen bu abartılı durumlar ister istemez canımızı sıkıyor. Birkaç özelliği oldukça sağlam olmuş.

Kızından uzak durması, makam sevdasına kapılması, taht için savaşması falan bunları anlayabiliriz, lakin bazen kötü olma durumunu haddinden fazla ileriye götürmesi, karakterin oluşturulan bütün matematiğini yerle bir etmektedir. Bunun sebebini acelecilik olarak görüyoruz. Hemen her yazarın yapmış olduğu bir yanılgı olarak yorumluyoruz. Karakterin belirgin olan birkaç özelliğinden sonra, gelecek olan özellikleri hızlı yazarak direkt olaya girme dürtüsüne bağlıyoruz.

Kitabın genel yorumu ise şudur; Komplo Teorisi ile ilgili kitapları hepiniz okumuşsunuzdur veya duymuşsunuzdur. Yazılan bu tür kitaplar bazen bilgi içerikli iken, bazı durumlarda bilgiden çok abartılarla doludur. Bu kitap, bilim, kurgu, komplo, siyaset alanlarının harmanlanması ile ortaya çıkarılmış. Dan Brown klasiği olan, güzel diye adlandırabileceğimiz bir kurguya sahip olan, gerilim macera türünde bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır.

Siyasi konuda oynanan oyunların, halkların kandırılmasının ve politika denilen şeyin ne kadar kirli olduğunu bu kadar cesurca anlattığı için, takdir edilmesi gereken bir adam olduğunu da söylemeden geçmek istemiyoruz. Dan Brown, çok yakın zamanda kendi adına bir tür de oluşturacağa benzemektedir. Bekleyip hep birlikte görmeyi umuyoruz. gtr

Etiketler

wllux

Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci’nin de günleri 24 saatti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı