Kitap

Böl ve Yut Kitabı, Emperyalizm ve Küresel Sermaye

Böl ve Yut Banu Avar tarafından yazılan ve küresel sermayenin, Ortadoğu’da yaptığı değişimleri anlattığı kitabıdır.

Dünyanın en verimli topraklarında doğduk. Dünyanın en zengin toprakları… Hanedanların, orduların ve milletlerin almak için birbirini boğazladığı topraklarda doğduk. Bu bizim için kaçınılmaz olandı. Gözlerimizi, dünyanın en verimli ve zengin topraklarında açıverdik. Biz doğduğumuzda her şeyimiz değişmişti. Kültürümüz değişmişti –değişmeye devam ediyor- düşüncelerimiz değişmişti. Artık başkalarına ait düşüncelerin, kendi düşüncelerimiz olduğunu düşünüyorduk.

Her taraftan işgal altındayız. Doğduğumuz günden bu güne… Televizyon, internet, toplum ve daha adını sayamayacağımız birçok yönden işgal edilmiş bulunuyoruz. Yenebileceğimiz konusunda herhangi bir inancımızda kalmamak üzere. Bizden istenen her şeyi, gönül rızası ile yapmaktayız. Birilerinin kafamıza silah dayamasına gerek yok…

Böl ve Yut bu durumu, gerçekçi bir dille, kıvırmadan, yapılan hataları dillendirerek anlatması bakımından önemli bir kitaptır.

Banu Avar ile bizim aramızda birçok farklılık bulunmaktadır. Birçok düşüncesiyle kafa kafaya zıt durumdayız. Ancak onunla bizim aramızdaki ortak nokta şudur; Biz de o da bu ülkenin işgal edilmesini, insanların öldürülmesini, kadınlarımızın tecavüze uğramasını, erkeklerin boğazlanmasını istememektedir.

Büyük Orta Doğu Projesi ismini hepiniz duymuşsunuzdur. Sitemizde yayınladığımız birçok yazıda bu kavramı kullandık. Bu projeye göre, Orta Doğu’da büyük bir değişim yaşanacaktı. Onlarca ülkenin sınırları değişecek, siyasi rejimleri değiştirilecekti. Bunun için her şey hazırdı. Sadece birinin düğmeye basması beklendi.

Daha sonra Irak yaşandı. Irak İşgali sırasında milyonlarca insan öldü. Orada hali hazırda bulunan Saddam Hüseyin liderliğindeki BAAS rejimi devrildi. BAAS rejimi sosyalist bir partiydi. Irak’ta her şey hazırdı. Binlerce insan, Şii’si, Sünni’si, Kürt’ü, Arap’ı birbirine girmeye ve birbirlerini boğazlamaya başladılar.

Daha sonra rejim devrildi ve her şey bitti (!)

Gerçekten her şeyin böyle olduğunu mu sanıyorsunuz?

Dünyanın hangi ülkesi olursa olsun, bir ülkeyi işgal etmek, kolay bir iş değildir.

Böl ve Yut Kitap Özeti

Böl ve Yut, bir deyim olarak kullanılmaktaydı. Emperyalizmin her şeyi bu şekilde yaptığı söylenmekteydi. Her şeyi önce parçalıyor, daha sonra yutuyordu.

Büyük Orta Doğu Projesi’nin ilk ayağı olan Irak, korkunç bir gerçeği gözler önüne serdi. Üzerinde yaşadığımız topraklar, ağızlarından salya akan insanlar tarafından istenmekteydi. Üstelik bu insanların neredeyse tamamı, takım elbise giyen, muhteşem elbiselere bürünen ve abartılı makyaj yapan ve her gece dünyanın en lüks restoranlarından birinde oturan, çatal kaşık tutma konusunda profesyonel olan kimselerdi.

Bunlar belirli vakıflar kuruyor ve öldürdükleri çocuklara yardım toplayarak bir de bu noktadan para kazanıyorlardı. Soros yazımızda bu durumdan bahsetmeye çalışmıştık. Her şey oldukça basit ve bir o kadar korkunçtu. İnsanların çocukları öldürülüyordu. İnsanların eşlerine ve annelerine veya kız kardeşlerine tecavüz ediliyordu. Bu insanların tamamı öldürülüyordu.

Peki, ama neden?

Çünkü üzerinde yaşadığı topraklar kıymetli idi. Üzerinde yaşadıkları topraklar bereketliydi. Dünyanın en büyük petrol rezervi, en büyük doğal gaz rezervleri bu topraklardaydı. Afrika’yı da içine alan bu proje, elmas madenlerinin, altın madenlerinin tamamını ele geçirmek istiyordu. Bunların tamamı Böl ve Yut denilerek yapılıyordu.

Böl ve Yut kitabı, genel olarak Türkiye’nin IMF ile arasındaki duruma, IMF’nin ne iş yaptığına, bir ülkeyi nasıl kontrol altına aldığına odaklanmaktadır.

Banu Avar, Böl ve Yut kitabında, çocuklarımıza ve torunlarımıza, IMF’ye ödenecek borçtan başka hiçbir şey bırakmayacağız demektedir. Tüm bunlar, borç alınarak bir ülkenin teslim edilme hikâyesini anlatmaktadır. Hiçbir insanın hayatı, petrolden daha kıymetli değildir. Veya altından veya sudan veya elmastan… Ortadoğu’da yaşayan her insanın tek bir görevi vardır. Yeri ve zamanı geldiğinde öldürülmek veya öldürmek…

Elbette söylediğimiz bu cümlelerin tamamı, Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren insanlardır. Böl ve Yut diyenlerdir. IMF aracılığıyla ülkeleri borçlandıranlar, ülkeleri işgal edenlerdir. Milyonlarca insanı, gözlerini kırpmadan öldürmekten çekinmeyen kimselerdir.

Peki, Ama Tüm Bunlar Ne Anlama Geliyor?

Böl ve Yut veya Böl Parçala ve Yut deyimi, uzun yıllardan beri kullanılan bir deyimdir. Darbe yazımızda ve Muhtıra yazımızda, Böl ve Yut deyiminin anlamını gayet açıkça anlattığımıza inanmaktayız. İsteyenlerinizin o yazılarımızı da okumalarını öneririz.

Banu Avar, bu kitabında, ABD’nin bölgede yapacağı değişimleri, Türkiye’de yapacağı değişimleri, özelleştirmeleri, bir ülkenin işgalini, tek tek açıklamakta ve anlatmaktadır. Gerçekleri gözler önüne seren her kim olursa olsun dikkate alınmalı ve takip edilmelidir.

Irak’tan başlayan, Libya, Suriye, Tunus, Mısır gibi ülkelerdeki değişimlerin meydana gelmesini sağlayan şey, Türkiye’nin de başına gelir mi? Türkiye’de İç Savaş çıkar mı? sorularının cevaplarının verildiği bu kitabı almanızı, ailenizdeki her ferde okutmanızı tavsiye ederiz.

Masum insanların yaşam hakkı savunmalıdır. Mısır’da, Irak’ta, Suriye’de bir çocuk öldürülüyorsa acısı hissedilmelidir. Böl ve Yut diyenlere, yutacakları sırada sert bir şekilde vurulmalı ve yedikleri şeyin boğazlarından aşağı inmesi engellenmelidir.

Ve şu sözler unutulmamalıdır; Türkiye dâhil 22 ülkenin sınır ve rejimi değişecek… Condoleezza Rice

 

Etiketler

wllux

Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci’nin de günleri 24 saatti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı