Kitap

Yabancı Kitabı ve Albert Camus Hakkında

Yabancı kitabının özeti bizim için şudur; Merhaba benim adım Albert ama arkadaşlarım bana Camus diye hitap ederler. Hayatım boyunca bir şeyler anlatmak üzere savaştım. Nobel Edebiyat Ödülü bile aldım ama sözlerimin hiçbiri para etmedi. Dünyada ki en saçma ölüm şekli trafik kazasıdır dedim ve 46 yaşımda iken trafik kazasında öldüm.

İnternet denilen mecra ne kadar kirli bir mecra öyle değil mi?

Herkes bir şeyler paylaşmak için elinden geleni yapmaya çalışıyor gibi. Neyse, bu gün bir yazarı ve onun bir kitabını tanımaya gayret edeceğiz. İnternette gezindiğimiz vakit, Camus, çok zor bir çocukluk geçirdi, yok şunla evlendi, böyle evlendi, aslında harika evlenirdi, gibi işimize yaramayan bir sürü bilgi ile karşılaştık. Bize ne, adamın nasıl evlendiği diye bir veryansın ettikten sonra bu yazıyı yazmaya karar verdik. Camus, aslında çok zeki bir çocuktu da derslere adapte olamadı diye paylaşım yapan ve baya kurumsal olan şirketler gördük ya. Arkadaşım, hangi yazar çok zeki değildi ki, hangi yazar okuldan atılmadı ki, sizin paylaştıklarınızın tamamı doğruysa, her yazar aslında çok zekiydi de derslerle ilgilenmedi. Bıktık artık yahu. Einstein’da on beş yaşına kadar konuşamamıştı bunu biliyor musunuz?

Bilmiyoruz arkadaşım. Bilmek de istemiyoruz. Gazi Osman Paşalı İsmet’in okuldan kovulması veya konuşamaması, onun bir gün atomu parçalayacağı anlamına gelmez. Zor bir çocukluk geçiren kişi, günü geldiğinde Nobel alacak diye bir kaide de yoktur. Hele bir kişinin çok fazla sigara içmesinin zekâsıyla herhangi bir alakası yoktur. Sırf para kazanmak için yapmayın böyle şeyler. İnsanların zekâlarıyla daha fazla dalga geçmeyin.

Yabancı Bir Temel Taşıdır…

Yabancı, Albert Camus tarafından yazılan, öncü bir kitaptır. Bu kitap Edebiyat mecralarında oldukça tartışılmış, yazıldığı günden beri birçok insan tarafından okunmuş, beğenilmiş, yeri geldiğinde tenkit edilmiş bir kitaptır. Öncü olduğu konu, hayatın içerisindeki saçmalıkları anlatırken, temellerini attığı absürtlüktür. Absürt; anlamsız ve saçma anlamlarına gelir. Hayatın içerisinde olamaz denilen şeylerin olduğu hayatların anlatıldığı edebi ürünler vardır. Bunlardan birisi de Yabancı kitabıdır.

Doğal insan tepkilerine bakıldığında, her kültürün kendine göre belirli adetleri veya görenekleri vardır. Bu gelenek ve göreneklerde, dünyanın neresinde olursa olunsun, ölen bir aile bireyinin arkasından ağlama veya çeşitli yas törenleri yapılır.

Ancak Yabancı kitabında böyle bir durum yoktur

Bu gün annemi kaybettim. Bu cümle ile başlayan kitap, doğal olan tüm insan tepkilerini yerle bir etmek üzere yazılmış gibidir.

Yabancı ve Absürdizm

Kitaptaki ana karakter Mearsault adını taşır. Bu ağabeyimiz, annesini kaybeder. Annesinin ölümünün ardından beklenen hiçbir tepkiyi vermez. İşine gitmeye, arkadaşlarıyla –ki çok azdır- buluşmaya ve evinde yapmış olduğu, günlük rutine dair şeylere devam eder. Bunun nedeni, ölüm denilen şeyin her insanın başına gelecek olmasıdır. Mearsault karakterine göre, insanların tamamı öleceği için, ölümün arkasından ağlamak saçma bir eylemdir. Çünkü her insan, doğar, büyür ve ölür. Yaşlı olan insanların ölümünün arkasından ağlamak ise daha saçmadır. İnsan yaşlandıkça belirli ihtiyaçları ortaya çıkar. Tek başına tuvalete gidemeyecek kadar hasta olan bir insanın tek kurtuluşu ölümdür.

Edebiyatta bu tür karakterlerin olması, absürt yapının ortaya çıkması, yapılan Dünya Savaşlarının etkisidir. Bu etkiyle beraber bir takım sorunlar gün yüzüne çıkmaya başladı. Savaştan dönen insanlar, savaşta ölen insanlar veya yeni bir savaşın tekrar başlayacağına dair düşünceler insanları daha karamsar bir ruh haline sürükledi. Bu sürüklenmeyle beraber dünya ‘’yaşanılmayacak bir yer’’ olarak algılanmaya başladı.

Yabancı bu algılama ile hayata bakan karakterin başına gelen birbirinden ilginç olayları konu alır.

Evlilik yapması, kavga etmesi, annesini kaybetmesi… Tüm bunlar, karakterimiz için sorgulanmaya değer değildir. Ona göre hayat önemsiz ve gereksizdir. Ölüm olduğu için tüm eylemler bir gün son bulacaktır. O nedenle bazı şeyleri sorgulamanın herhangi bir önemi yoktur. İşlemediğin bir suçtan ötürü cezaevine düşmen dahi sorgulanmaya değer değildir.

Camus, ilginç ve alaycı üslubuyla, içinde bulunduğu toplumdaki insanları oldukça iyi analiz etmiş, karakterlerini donatırken yaşamından etkileri kullanmıştır.

Kullanılan bu ögeler, kitabın farklı bir boyuta ulaşmasını sağlamıştır.

Kitabın son bölümü ciddi bir taşlama niteliğindedir. Gerek hukuksal anlamda, gerek toplumsal anlamda yapılan bu taşlama ile kitabımız biter.

Böyle bir kitap hayatınıza neler katar bunu biz bilemeyiz.

Farklı bir beyinle tanışmak isteyenler, edinip okuyabilirler. gtg*

Etiketler

wllux

Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci’nin de günleri 24 saatti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı