Film

12 Öfkeli Adam Filmi ve Adalet Kavramı

12 Öfkeli Adam filmi 1957 yapımı, siyah beyaz olarak çekilmiş, adalet kavramı üzerine yoğunlaşan bir Sidney Lumet filmidir.

Birçok insan, siyah beyaz olarak çekilmiş veya oldukça eski olan filmleri izlerken sıkıldığını ifade etmektedir. Sinema o kadar kapsamlı bir şekilde oluşturulmuştur ki herhangi bir grubu devreden çıkardığınız takdirde ortaya çıkan filmin büyük olasılıkla kötüleştiğini fark edersiniz.

Ünlü yönetmen Alfred Hitchcock şöyle söylemektedir; ‘’Sessiz filmlerin olduğu dönemler, sinemanın altın çağıydı.’’Bu ifadeler, her ne kadar basit görünse de içerisinde bir sektörün yapısını eleştiren şeyler vardır.

Bu sözü şöyle açıklamak mümkündür. Sinema icat olduğu günlerde, ses teknolojisi henüz geliştirilememişti. Diyalog kullanımı yoktu. Perdede olan oyuncuların yaptığı hareketler, belirli anlamlar barındırıyor, insanlar filmi izliyor ve oyuncuların yapmış olduğu hareketlerden dolayı filmi anlayabiliyordu.

Aradan yıllar geçti ve ses teknolojisi gelişti. Artık diyalog yazımları başladı. İlk diyalogları filmleri incelediğimizde gördüğümüz şeyler oldukça ilginçtir. Diyalog yazımı oldukça sınırlıdır. Oyuncuların hareketlerine odaklanmış durumdadır. Bu durum sinemanın asıl gayesini ortaya koymaktadır.

Diyalog yazımı, oyuncunun bedeni veyahut mimikleri ile veremediği duyguların ve düşüncelerin anlatılması için geliştirilmiş bir yöntemdir. Bu yöntem, günümüzdeki filmlerde sınırları zorlar niteliktedir.

Daha önce incelediğimiz Ahlat Ağacı  filmi her ne kadar bağımsız bir film olarak görünse de, bu gün yapılan filmlerden bir farkı yoktur. Bu söylediğimiz durum diyalog yazımı ile ilgilidir. Ahlat Ağacı filminin sanatsal boyutuyla alakalı değil…

Her film başka bir senaryo formatına sahiptir. Bazı filmler uzun diyaloglar gerektirirken, bazı filmlerde oyunculuk yoluyla istenilen mesajlar verilmektedir.

Tarantino’nun en belirgin özelliklerinden birisi diyalog yazımıdır. Geliştirdiği format, haddinden fazla diyalog barındırmaktadır. Filmlerinin yapısını incelediğimizde, bu diyalog yazımının gerekli olduğuna kanaat getirmekteyiz. En fazla diyalog barındıran filmi The Hateful Eight  filmidir. Bu filmi izlediğinizde, Tarantino sinemasına dair yeterli bilgiyi edinebileceğinizi söylememiz mümkündür.

12 Öfkeli Adam Film Konusu

Bir adam öldürülmüştür. Suçlu olarak mahkeme karşısına çıkan kişi, ölen adamın oğludur. İddiaya göre, çocuk babasını öldürmüştür. 12 kişiden oluşan bir heyet toplanır ve çocuğun suçlu olduğuna karar verir. Mahkeme günü gelip çatmıştır. Çocuk idama mahkûm edilecektir. Davaya bakan hâkim, jürinin yeniden toplanmasını ve kararlarını gözden geçirmesi gerektiğini söyler.  Jüride bulunan 11 kişi çocuğun suçlu olduğunu söylemektedir. İçlerinden birisi çocuğun suçsuz olduğunu ve idam edilmemesi gerektiğini söylemektedir. Bir odada toplanan jürinin işi zordur. Çocuğun suçsuzluğuna inanan ve bu konuda tek başına olan jüri üyesinin işi daha da zordur. İkna etmesi gereken 11 kişi ve idam sehpasından indirmeye çalıştığı bir çocuk vardır.

12 Angry Men

12 Öfkeli Adam filmi tek mekân sayılabilecek türden bir filmdir. Bir odada toplanan bu 12 Öfkeli Adam, bir hayat hakkında karar vermeye çalışacaktır. Her birinin öfkesi değişik sebeplerden ötürüdür.

Odada her geçen saat artan sıcaklık, jüri üyelerinin geçmişlerine dair gerçekleri ortaya çıkaracak, her birinin verdiği karar birer birer sorgulanacak ve en sonunda doğru karar alınacaktır.

12 Öfkeli Adam filmi bir başyapıt sayılabilecek türden bir filmdir. Filmdeki her karakter belirli şeyleri temsil etmektedir. Her birinin hayatlarındaki hatalar, adalet ve topluma dair eleştiriler barındırmaktadır. Bu eleştirileri, ABD sinemasında yapabilmek, hem de o dönemde yapmak, cesaret isteyen bir durumdur.

Her şey bir buhran dönemini andırmaktadır. Bu buhran durumu, karakterlerin ruh hallerinde ve karakterlerin toplum içerisindeki rollerinde yaşamaktadır. Bunun sebebi artan adalet içermeyen yönetim şeklidir.

İşte bu durumların ortasında kurulu bir oda vardır. Bu odanın içerisinde 12 Öfkeli Adam vardır. Bunların her biri, toplumun belirli noktalarından gelmiş kişilerdir. Yaptıkları işler ve adalet hakkında düşündükleri, birbirlerinden farklıdır. Bu durum her geçen saat belirginleşecek ve finale doğru daha netleşecektir.

Toplumun dört bir yanından gelen bu insanların bir hayat üzerinde karar vermesi, oldukça ilginç ve zor bir işin gerçekleştirildiğinin kanıtıdır.

Adalet Yoksa Kaos Vardır

12 Angry Men

Sidney Lumet, 12 Öfkeli Adam filmi ile sinemaya giriş yapmıştır. Yani ilk filmidir. Daha sonraları, güzel filmler üretmeye devam etse de 12 Öfkeli Adam filmi ile yakaladığı başarıyı yakalayamamıştır.

Adalet ve kaos arasındaki ilişki şu şekildedir; insanların tamamı potansiyel suçlulardır. Yani her insan, her an, her suçu işleyebilecek potansiyele sahiptir. Buna katil olmak da dâhildir. Ancak kişinin işlediği suçtan ötürü ceza almasının tek bir haklı sebebi olabilir. İşlediği suçun kanıtlanması gerekmektedir.

Somut bir şeyler gerekmektedir. Bu somut şeyler ortaya konulduktan sonra suçlu bulunan kişiye gerekli ceza verilebilir. Aksi takdirde her insan, nefret ettiği insanları cezalandırmak için, iftira yolunu tercih edebilir.

Adalet haklının yanında olmaktır. Geçtiğimiz yıllarda bir haber yayınlanmıştı. Köylük bir yerde, bir kadın tek başına yaşamaktadır. Bir adam, bu kadını sürekli olarak taciz etmeye başlar. Tacizlerin ardı arkası kesilmez. Kadın polise gider. Yardım ister. Polis herhangi bir şey yapmaz ve kadına birkaç söz söyledikten sonra geri yollar. Daha sonra kadın saldırıya uğrar ve tekrar şikâyette bulunmak için karakola gider. Ancak yine aynı muamele ile karşılaşır. En sonunda kadın tecavüze uğrar. Kendisine tecavüz eden adamı köy meydanında öldüren kadın evine gider. Kadın tacize uğrarken müdahale etmeyen polis kadının kapısını çalar ve cezaevine gönderilir. Bu kadın müebbet hapis cezası ile yargılanmaktaydı.

Sorumuz ise şudur; Adalet, hak edene hak ettiğini vermektir. Birini öldürmek kötü bir durumdur. Ancak yukarıda verdiğimiz örnekteki kadın herhangi bir cezayı hak etmekte midir?

Vicdan muhasebesi, alınacak her kararda yapılmalıdır.

İşte 12 Öfkeli Adam filminin odaklandığı nokta tam olarak budur. Adalet, kaos oluşturmadığı, haklıya hakkını verdiği müddetçe adalettir. Yoksa adalet kavramı da insan tarafından icat edilmiş ve içi insan tarafından doldurulmuş bir kavramın ötesine geçmemektedir.

Kavramlar ve semboller toplumları yönetmek açısından önemlidir. Umuyoruz ki bir gün gerçekten adalet kavramının içerisinin dolu olduğu bir toplum yapısına sahip olabiliriz.

Karakterler Analizleri Hakkında


Diyalog filmleri için en önemli unsurlardan birisi de karakterlerin analizlerinin iyice yapılmasıdır. 12 Öfkeli Adam filmindeki karakterler, standart bir senaryonun içinde bulunan karakterlerden oldukça farklıdır.

Bunun sebebi şudur; 12 Öfkeli Adam filmi bir sinema filmi olarak yazılmamıştır. Bir tiyatro oyunu olarak yazılmıştır. Tiyatronun içinde barındırdığı unsurların filme geçmesi, filmdeki karakterlerin analizlerinin yapılmasının daha zor bir hale girmesine sebep olur.

Ancak buna rağmen herhangi bir sorun çıkmış gibi görünmüyor. Karakterlerin tamamının analizleri olabildiğince mantıklı bir şekilde yapılmıştır. Her karakterin temsil ettiği bir grup vardır. Bu grupların belirgin özellikleri, karakterler aracılığıyla izleyiciye gösterilmektedir.

Birçok meslek grubunun ve elit tabakanın sisteminin eleştirildiği bu güzide yapımda, eleştiriler şu şekilde yapılmaktadır.

Bir karakter işçi sınıfını temsil etmektedir. Komünizme varan bir durum değildir. Karakter işçi olduğu için bir takım işçi sorunları bu karakter üzerinden verilmektedir.

Başka bir karakterimiz toplumu direkt olarak temsil eder. Çoğunluk ne derse desin bu karakter de onu söyler. Bu karakterin oyun içerisine dahil olmasının tek bir sebebi vardır. Bu sebep bize göre şudur; Toplum dediğimiz yapı kalabalık insan birliklerinden oluşur. Bu birlikler bir araya gelerek toplumu oluşturur. Toplumu bir arada tutan yegane şeylerden birisi de tek sözlülüktür. Ortak değerler, ortak yargılar, düşünceler… Bu ve bunun gibi şeyler toplumları bir arada tutmaktadır.

Herhangi bir mahalleden geçerken etrafınıza dikkatlice bakın. Bahsettiğimiz mahalleler eski tip mahallelerdir. Bu mahallede herhangi bir çocuğa dokunmanız durumunda, karşınızda birçok insanı görmeniz oldukça muhtemeldir. Bunu yapan tek bir şey vardır. Topluluk psikolojisi…

Bu durum iyi olan bir şeyi kötü, kötü olan bir şeyi de iyi olarak gösterebilmektedir. Genç bir çocuğu, suçsuz olmasına rağmen idam ettirmek kötüdür. Ancak bir toplum tarafından idam edilmesi, kötü olma durumunu ortadan kaldırmaktadır.

Bu ve bunun gibi ince ayrıntılarla bezeli olan 12 Öfkeli Adam filmi muhakkak izlenmelidir.

Filmin İMDB  puanı 8,9 olup listede 5. Sıradadır.

Etiketler

wllux

Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci’nin de günleri 24 saatti.

İlgili Makaleler

4 Yorum

  1. Bu filmi izledikten sonra ülkemizde de çok büyük adalet eksikliğin olduğunun farkına vardım. Özellikle
    devletimiz gelir dağılımında hiç adil davranmıyor.
    Suç oranının bu kadar artmasının sebebi adaletin olmadığını gösteriyor.
    Örneğin Hırsız kişi suçu defalarca işliyor ve caydırıcı bir ceza alana kadar bunu tekrarlıyor. Çünkü alacağı cezadan korkmuyor. Ki cezası da yok.
    En son köyümüzde olan olay; 10 ayrı suçtan sabıkası olan kişi, en son koyunlarını çaldığı kadını silahla vurup öldürmesi gibi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı